34dk

27 March, 2023

Metin yazarları için notlar: sosyal medya içeriği oluşturmanın incelikleri

Art-Sites pazarlama ajansından sosyal medya için etkili gönderiler yazma rehberi.

Makale içeriği:

Günümüz dünyasını sosyal medya olmadan hayal etmek zor. Sabah uyanır uyanmaz sosyal medyada haberlere göz atıyor, uyumadan önce Reels ve Stories'te eğlenceli videolar ve komik fotoğraflar izliyor, Instagram ve Facebook üzerinden alışveriş yapıyor ve aynı anda orada yorumları ve arkadaşlarımızın tavsiyelerini okuyoruz. Her gün dünyanın dört bir yanından yaklaşık 2,3 milyar kullanıcı sosyal medyaya giriş yapıyor. Bunu bilen her şirket ya da marka, kendi hedef kitlesini bulmaya ve ürününü veya hizmetini sunmaya çalışıyor. Ancak hizmetlerinizi, tabiri caizse «doğrudan» sunmak mümkün değil. Sosyal medya için metin yazmanın belli kuralları vardır.

Ama sizi temin ederiz ki, sosyal medya içerikleri blog makalesi yazmaktan kökten farklıdır. Instagram gibi popüler platformlar için doğru gönderilerin nasıl yazılacağını öğrenmek ister misiniz? O halde bu rehber tam size göre!

Gönderiye nasıl dikkat çekilir?

Doğru yazılmış sosyal medya gönderileri, ürününüzü veya hizmetinizi tanınır kılar ve yeni müşteriler kazandırır. Bu, markanızı ya da şirketinizi tanıtmak, ürününüz hakkında gerçek kullanıcıların görüşlerini öğrenmek, onu daha da mükemmel hale getirmek ve satışları artırmak için mükemmel bir yoldur.

Yayınınızın okunması için, gönderiyi yazarken birçok ayrıntıyı göz önünde bulundurmak gerekir. İlk bakışta önemsiz görünseler de, hep birlikte duygusal bileşeni etkiler ve okuru belirli bir eyleme yönlendirmeye olanak tanırlar.

Sosyal medya içeriği şu kriterleri karşılamalıdır:

  • özlülük ve açıklık — insanlar uzun ve sıkıcı metinler okumayı sevmez;
  • merak – okurun ilgisini çekmek, gönderinizde durup belirli bir eylemi gerçekleştirmesini sağlamak;
  • bir gönderi yalnızca tek bir teklif içermelidir — aynı anda diş fırçası, kitap ve olta satın almasını teklif ederseniz, müşteri ondan ne istendiğini anlamaz ve öylece çekip gider;
  • hedef kitleye yönelik olması — okur, metnin kendisi için yazıldığını ve sunulan ürünün sorununu çözebileceğini anlamalıdır;
  • sorunları giderme — müşterilerin dertlerini, sorunlarını ortaya koyun ve bunların çözümünü kendi ürününüz ya da hizmetiniz aracılığıyla sunun;
  • gönderileri sorularla bitirin — böylece kitlenizin etkileşimini artırabilirsiniz.

En etkilisi, hedef kitlenin her segmenti için ayrı bir ticari teklif hazırlamaktır; böylece metni, ürününüzle ilgilenen ve onu satın almaya hazır bir kişi okur.

Gönderinin yapısı

Yapı her şeyde önemlidir ve gönderiler de, kısa olsalar bile, bunun istisnası değildir. İşte paragraflar, cümleler ve kelimeler arasında mantıklı bir zincir kurmaya yardımcı olan tam da bu yapıdır. Bu olmadan ortalık karmakarışık olur ve kullanıcı ona tam olarak ne anlatmak istediğinizi anlayamaz.

Öyleyse, herhangi bir gönderinin yapısı üç ögeden oluşmalıdır:

  1. Başlık
  2. Ana bölüm.
  3. Sonuç ve harekete geçirici çağrı.

Her bölümü ayrı ayrı ele alalım.

Başlık

10 saniye — okurun gönderinize ilgisini çekmek için elinizde bu kadar zaman var!

İyi bir başlık kısa, anlaşılır ve merak uyandırıcı olmalıdır. Başlığı kullanıcıların %70'i okurken, ana metni yalnızca %20'si okur. Bu yüzden başlığın iyi düşünülmüş olmasının ve okurun dikkatini ilk saniyelerden itibaren çekmesinin ne kadar önemli olduğunu ayrıca açıklamaya gerek yok.

Okur metni açmadan önce yalnızca 125 karakter görüntülenir – bunların özgün ve vurucu olması gerekir.

Başlıkta yalan söylenemez! Başlık, okurun gönderinin devamında öğreneceği şeyle net biçimde örtüşmelidir.

Başlıklardaki sayılar çok etkili çalışır. Bunun hakkında daha önce bloğumuzdaki yayınlardan birinde yazmıştık.

Ana metin

Bu, potansiyel müşteriye ya da takipçilerinize iletmek istediğiniz bilgileri içeren bir bloktur.

İlk 5-7 kelime en önemlisidir. Bunlar iletinizi anlatmalı ve aynı anda okurun ilgisini özgünlükleriyle çekmelidir. Görüşünüzü belirtin ya da bir soruna işaret edin. Bugün kitle, takip ettiği markanın ya da kişinin net biçimde ortaya konmuş bir duruşunu görmek istiyor.

İdeal metin, kendisine ekleyecek bir şey olmayan değil, kendisinden çıkarılabilecek hiçbir şey olmayan metindir. Yazar olmayı ve edebi bir dille konuşmayı bırakın. Okurla, tıpkı bir iş arkadaşınızla konuşur gibi konuşun – hızlı, net ve belki biraz da mizahla.

Öneri: daha az sıfat kullanın. Güzel elbise, ilginç kurs ve lezzetli yoğurt artık işe yaramıyor. Her kelime yerinde ve önemli olmalıdır.

Harekete geçirici çağrı

Harekete geçirici çağrı (call to action) net, somut ve anlaşılır olmalıdır.

Her gönderide bir sonuç olmalıdır. Sohbet ettiniz, ürünün avantajlarından bahsettiniz, onun yardımıyla hangi sorunun çözülebileceğini anlattınız; gönderinin sonunda mutlaka bir çizgi çekin — üstü örtülü bir harekete geçirici çağrı bırakın. Zira gönderi için yazılan gönderi kimsenin işine yaramaz. İçerik; beğeni bırakma, yorum yapma, paylaşma ya da mesaj gönderme isteği uyandırmalıdır. Gönderinin sonunda soru sormaktan ve takipçilerden buna yanıt vermelerini istemekten çekinmeyin, bırakın kendi deneyimlerini anlatsınlar.

Art-Sites'tan öneriler

Öneri 1. Yayınların düzenli olarak paylaşılması

Anlamanız gereken ilk şey — akışta ve sayfada karmaşa olmamalıdır. Tüm gönderi konuları düşünülmüş ve yapılandırılmış olmalıdır. Bunun için bir içerik planı hazırlamakta fayda var.

Sosyal medya algoritmaları oldukça talepkârdır, bu yüzden SMM metin yazarından sürekli katılım beklenir. İçerik planını hazırlarken elinizde bir içerik stratejisi bulunmalıdır: hedef kitlenizi, onun ihtiyaçlarını ve bu kitleyi tam olarak hangi bilgilerle yakalayacağınıza dair öngörüleri anlamak.

Yapılması gerekenler:

  • hedef kitlenizin profilini çıkarmak (yaş, cinsiyet, ilgi alanları);
  • rakiplerin sayfalarındaki bilgileri incelemek;
  • dikkat çeken konuların listesini belirlemek;
  • görsel tasarımı düşünmek.

Ne zaman ve ne sıklıkla paylaşım yapmalı?

Bu sorunun tek bir doğru yanıtı yok. En önemlisi — hedef kitleniz için düzenli ve nitelikli paylaşım yapmak. Eğer en başta kendinize günde 2-3 yayın paylaşmayı hedef koyduysanız, ne pahasına olursa olsun buna sadık kalın. Bu kadar çok ilginç ve faydalı içerik üretemeyecekseniz, daha az ama her gün paylaşım yapın. Kitlenizin sayfanızdan takibi bırakmaya başladığını görüyorsanız, hemen harekete geçin. Stratejinizi ve içerik planınızı gözden geçirin. Her birini mükemmel hale gelene dek işleyerek yayın sayısını azaltın. Sistematikliğe ve niteliğe bağlı kalın. Sonuç, gönderilerin sayısında değil, niteliğinde saklıdır.

Öneri 2. Hedef kitleyi belirlemek ve tone-of-voice geliştirmek

SMM, canlı insanlarla doğrudan iletişim, onlarla ilişki kurmaktır. Peki kimin için ve ne için yazdığınızı bilmiyorsanız nasıl etkileşim kurabilirsiniz?

Hedef müşterinin profilini oluştururken kendinizi daima onun yerine koyun ve kendinize şu soruları sorun:

  • İçerik ilgi çekici olacak mı?
  • Takipçilere ne fayda sağlayacak?
  • Hangi sorunu çözmeye yardımcı olacak?

Bu soruların yanıtını bildiğinizde, tam olarak hangi içerik formatını kullanmanız gerektiğini anlayabilirsiniz.

Hedef kitle belirlendikten sonra tone-of-voice'u — sosyal medyadaki iletişim tarzınızı — ortaya çıkarmak gerekir. Her marka, canlı bir insan gibidir: onun bir karakteri ve kendine özgü bir iletişim tarzı vardır. Bu, güven duygusu yaratır, gönderiyi canlı ve dostça bir sohbete benzer kılar. Sosyal medya kullanıcıları oraya her şeyden önce iletişim kurmak için gelir, bu yüzden nötr ve kişiliksiz cümlelerin ve ifadelerin kullanılması istenen sonucu getirmez.

Öneri 3. Gönderilerin hacmini ve içeriğini standartlaştırmak

Kısalık, hem yeteneğin kardeşi hem de sosyal medya metinlerinin ayırt edici özelliğidir. Sosyal medya kullanıcıları artık uzun metinlerle kendilerini yormak istemiyor; eğlence ve hızlı endorfin istiyorlar.

Yine de uzun bir gönderi yazmanız gerekiyorsa, onu paragraflara ve mantıklı bloklara bölün. Uzun, kısa ve orta uzunluktaki cümleleri birbiriyle değiştirerek kullanın. Bunlar birbirini iyi tamamlar, metin daha akıcı okunur. Birleşik cümlelerden çok yalın cümleler kullanılıyorsa iyi olur, bu yüzden hantal yapıları sadeleştirmek daha doğrudur. Metni parçalara bölüp bir karuselin içine yerleştirebilirsiniz.

Daha kolay algılanması için listeler yapın. Bu tür bilgiler, bir şeylerin sonu gelmez şekilde sıralanmasından daha kolay algılanır.

Sayılar harika çalışır; dönüşüm oranını olumlu etkiler ve yazılanların uzmanlığından söz eder.

Metnin kendisi ise, sonuna kadar okuma isteği uyandıracak nitelikte olmalıdır. Kolay yazılmış ve faydalı bilgilerle dolu olmalıdır.

Kesinlikle BÜYÜK HARFLE yazmayın. Özellikle de büyük harflerle bütün cümleler ve paragraflar yazıldığında. Böyle bir metin gördüğünüzde, sanki size bağırılıyormuş izlenimi oluşur. CAPS LOCK'u yalnızca tek bir kelimeyi ya da bazı önemli olguları vurgulamanız gerektiğinde kullanmak daha doğrudur.

Ayrıca, cümlenin sonunda birden fazla noktalama işareti kullanmaktan kaçınmak gerekir.

Gönderilerdeki emojiler ise neredeyse zorunlu bir koşuldur. Ancak ifade seçimi de akıllıca olmalıdır; bunları aşırıya kaçarak ya da daha kötüsü, kelimelerin yerine geçirerek kullanmamak gerekir.

Öneri 4. Sesli okuma

Yazdıktan sonra metninizi mutlaka sesli okuyun, düzenleyin, tekrar okuyun. Okumak zorsa, metinde bir sorun var demektir. Projenizi arkadaşlarınıza ve tanıdıklarınıza nasıl anlatacağınızı düşünün.

Öneri 5. İçerik çeşitliliği

Daima nabzı elinizde tutun, kitlenizi ve ruh halini takip edin. Sorular sorun, anketler yapın, yorumları okuyun ve yayınlarınızda takipçilerinizle iletişim kurun — bu çok önemli! Ve farklı içerik türleriyle deney yapmaktan korkmayın. Biraz mizah katın, yarışmalar düzenleyin, derlemeler hazırlayın, kontrol listeleri yazın ve bilgilendirici ile satış odaklı gönderileri de unutmayın. Unutmayın, sosyal medyadaki içerik — takipçileriniz için ilgi çekici olacağını düşündüğünüz her şeyin bir karışımıdır.

Ve bir önemli nokta daha: içerik her sosyal medya için FARKLI olmalıdır!

Çapraz paylaşım (cross-posting) bazen mümkündür, ancak bu bir her derde deva değil, bir cankurtaran simidi değil ve kesinlikle başarıya giden yol da değil. Her sosyal medyanın kendi kitlesi, dolayısıyla kendi ilgi alanları ve bilgiyi algılama biçimleri vardır. Her yerde aynı yayınları paylaşırsanız, üstelik onları her sosyal medyaya göre düzenlemezseniz, bir sosyal medyada sizi daha az okuma ve markanızla daha az etkileşim kurma olasılığı yüksektir.

Takipçilerinizin sunduğunuz içeriği beğenip beğenmediğini öğrenmek oldukça basittir. İstatistiklere dikkat etmek gerekir. «like» ve ayrıca «share» işaretleri, içeriğin takipçilerinizin ilgi alanlarına uyup uymadığını görmeyi sağlayan bir turnusol kâğıdıdır.

SMM tanıtımı için gerçekten etkili metinler yazmak amacıyla, hedef kitlenin özelliklerini anlayan uzmanların hizmetlerinden yararlanmak daha iyidir. Sistematik bir yaklaşımın olmaması ve içerik oluşturmaya ilişkin yukarıda açıklanan kurallara uyulmaması, tanıtıma harcanan parayı ve zamanı boşa çıkarabilir.

Yazar
/ Senior Copywriter
Projenizden bahsedin: