30dk

06 February, 2024

Son 7 yılın Google filtrelerine genel bakış

SEO

Çoğumuz için Google, günlük hayatta vazgeçilmez bir araçtır; birçok işletme ve internet pazarlaması uzmanı için ise gerçek bir hayatta kalma savaşının verildiği bir arenadır.

Google'ı ilgili sonuçlar sunmada bu kadar etkili kılan nedir? Cevap, algoritmalarının sürekli geliştirilmesinde gizli. Şirket, son yedi yılda arama motoru optimizasyonu (SEO) dünyasını kökten değiştiren bir dizi önemli güncelleme hayata geçirdi.

Bu makalede, Panda, Penguen, Korsan, Kolibri, Güvercin, Mobile Friendly, RankBrain, Opossum ve Fred gibi Google'ın temel algoritmalarını ayrıntılı olarak inceleyeceğiz. Bu algoritmaların her biri kendine özgü özelliklere ve amaçlara sahiptir ve nasıl çalıştıklarını anlamak, yalnızca sitenizi optimize etmenize değil, aynı zamanda Google'ın nasıl «düşündüğünü» kavramanıza da yardımcı olacaktır.

Makale içeriği:

Google filtresi nedir?

Arama motorları dünyasında Google baskın bir konuma sahiptir ve bunun nedenlerinden biri, kullanıcılara en ilgili ve faydalı bilgileri sunabilen gelişmiş algoritmalarıdır. Peki Google'ın içeriği bu kadar isabetli bir şekilde «seçmesini» tam olarak ne sağlar? Cevap, düşük kaliteli, kopya veya başka nedenlerle istenmeyen web sayfalarını sonuçlardan eleyen özel filtrelerde yatıyor.

Filtreler, arama sonuçlarının kalitesini iyileştirmek amacıyla sonuçlara uygulanan kural ve parametreler dizisidir. Web sitelerinin çeşitli yönlerini analiz ederler: içeriğin kalitesi ve özgünlüğünden, kullanıcı sorgularına uygunluğuna ve ziyaretçiler için faydalı işlevlerin varlığına kadar.

Diyelim ki, yabancılara daire satışı konusunda uzmanlaşmış bir Türk emlak ajansınız var. Siteniz yüksek kaliteli ve özgün içeriğe sahipse, anahtar sorgular için (örneğin, «Türkiye'de daire satın al») yeterince optimize edilmişse ve potansiyel alıcılara faydalı bilgiler sunuyorsa, Google filtreleri «dostunuz» olacaktır. Sitenizi arama sonuçlarında yükselterek işinize daha fazla dikkat çekilmesini sağlarlar.

Ancak siteniz içerik kopyalıyorsa veya dürüst olmayan tanıtım yöntemleri (örneğin, «kara SEO») kullanıyorsa, Google filtreleri onu sıralamada hemen aşağı düşürür, hatta tamamen sonuçların dışına çıkarır.

Bu neden önemli?

Filtrelerin çalışma mekanizmalarını anlamak yalnızca ilginç değil, aynı zamanda internet pazarlaması alanındaki başarı için de son derece önemlidir. SEO stratejilerinin etkin kullanımı, içeriğinizi tüm kalite ve uygunluk gereksinimlerini karşılayacak şekilde optimize ederek bu filtrelerden «geçebilme» yeteneğine doğrudan bağlıdır.

Panda algoritması

Herkes bilir ki Google, arama teknolojilerini geliştirmeyi asla bırakmaz. Bu yoldaki temel adımlardan biri, 2011 yılında devreye alınan Panda algoritmasının hayata geçirilmesi oldu. Bu algoritmanın amacı, düşük kaliteli, özgün olmayan ve az bilgilendirici web sitelerini eleyerek veya değersizleştirerek arama sonuçlarının kalitesini artırmaktır.

Algoritmanın özü, web sayfalarının içeriğini değerlendirmektir. Panda, metnin özgünlüğü, faydası ve uygunluğu ile yazarların uzmanlık düzeyi gibi çeşitli özellikleri analiz eder.

Örnek

Panda'nın, yabancılara daire satışı konusunda uzmanlaşmış bir Türk emlak ajansını nasıl etkileyebileceğini ele alalım. Siteniz Türkiye'de gayrimenkul satın alma süreci, hukuki hususlar, vergiler ve benzeri konularda özgün ve faydalı makaleler içeriyorsa, Panda kaynağınızı «onaylar» ve arama sonuçlarındaki konumunu iyileştirir.

Ancak sitenizdeki içeriğin büyük bölümü başka kaynaklardan alınan bilgilerin kopyasıysa veya potansiyel alıcılara somut bir fayda sağlamıyorsa, algoritma sitenizi sıralamada aşağı düşürür, hatta dizinden çıkarır.

Öneriler:

  • Hedef kitlenizin somut sorunlarını çözen özgün ve faydalı içerik oluşturun.
  • «İnce» içerikten kaçının: az metin içeren ve kullanıcıların temel sorularını yanıtlamayan makaleler.
  • Yetkin materyaller oluşturmak için gayrimenkul alanındaki uzmanlarla çalışın.

Panda algoritması yalnızca bir «filtre» değildir; web kaynaklarının kalitesini değerlendiren eksiksiz bir sistemdir. Çalışma şeklini ve ilkelerini anlamak, sitenizi yalnızca arama motorları için «dost canlısı» değil, potansiyel müşterileriniz için de faydalı hale getirmenize yardımcı olacaktır. İçerik oluşturmaya yaklaşımınız, nişinizde lider mi olacağınızı yoksa alıcıların ilgisinin kıyısında mı kalacağınızı belirler.

Penguen algoritması

Arama motoru optimizasyonu söz konusu olduğunda, Google'ın en etkili algoritmalarından biri Penguen'dir. 2012 yılında devreye alınan bu algoritma, özellikle düşük kaliteli veya yapay geri bağlantılar aracılığıyla yapılan arama sıralaması manipülasyonlarıyla mücadele etmeyi hedefler.

Penguen, Google yönergelerini ihlal eden doğal olmayan, manipüle edilmiş veya düşük kaliteli bağlantıları tespit etmek için bir web sitesinin geri bağlantı profilini tarar. Bu analize dayanarak algoritma, sitenin arama sonuçlarındaki konumunu ya yükseltir ya da düşürür.

Örnek

Yabancılara yönelik daire konusunda uzmanlaşmış bir Türk emlak ajansı için Penguen algoritmasının çalışmasını anlamak son derece önemlidir. Diyelim ki sitenizin konumunu iyileştirmek için ücretli veya yapay bağlantılar kullanmaya karar verdiniz. Bu durumda Penguen bunu «fark eder» ve büyük olasılıkla kaynağınızın sıralamasını düşürür.

Tersine, geri bağlantılarınız gayrimenkul veya turizm alanındaki yetkin kaynaklardan geliyorsa ve doğal bir sürecin sonucuysa (örneğin, blog yazarları faydalı materyalinize bağlantı veriyorsa), siteniz Penguen'den «puan» alır ve bu da sıralamaya olumlu yansır.

Öneriler:

  • Sitenizin geri bağlantı profilini analiz edin ve düşük kaliteli bağlantıları kaldırın veya düzeltin.
  • Kaliteli ve faydalı içerik aracılığıyla doğal bağlantılar elde etmeye odaklanın.
  • Bağlantı satın almak veya bunları otomatik olarak üretmek gibi «kara» SEO yöntemlerinden kaçının.

Penguen algoritması, arama sonuçlarında kaliteyi ve güveni sağlamak için Google'ın elindeki güçlü bir araçtır. Onunla başarılı bir şekilde işbirliği yapmak için, tanıtım stratejinizi dürüst ve kaliteli yöntemler üzerine kurmak önemlidir. Bu yaklaşım yalnızca arama sonuçlarındaki konumunuzu güçlendirmekle kalmaz, markanızı potansiyel müşteriler için daha çekici hale getirir.

Korsan algoritması

Google'ın düşük kaliteli içerik ve ihlallerle mücadele cephanesinde Korsan algoritması gibi bir araç da bulunur. 2012 yılında devreye alınan bu algoritma, telif hakkı ihlalleriyle mücadeleyi hedefler. Temel odağı, yasadışı içerik sunan veya fikri mülkiyeti ihlal eden siteleri tespit edip cezalandırmaktır.

Korsan, içerik sahiplerinden ve diğer kaynaklardan gelen telif hakkı ihlali sinyalleriyle çalışır. Bu verilere dayanarak algoritma, suçlu kaynakların arama sonuçlarındaki görünürlüğünü düşürür veya onları tamamen dizinden çıkarır.

Örnek

Yabancılara daire satışı konusunda uzmanlaşmış bir Türk emlak ajansı için Korsan algoritması, telif hakkıyla korunan fotoğraf, metin veya diğer materyallerin izinsiz kullanılması durumunda önem kazanabilir. Diyelim ki başka bir siteden daire iç mekan fotoğraflarını alıp, buna hakkınız olmadığı halde kendi sitenize yerleştirdiniz. Bu durumda, içerik sahibinin şikayetinin ardından algoritma sitenizin sıralamasını düşürür, hatta dizinden çıkarır.

Öneriler:

  • Yalnızca özgün ve benzersiz materyaller kullanın.
  • Başkasına ait içeriği kullanmanız gerekiyorsa, buna izniniz olduğundan emin olun.
  • Lisans gerektiriyorsa, kullandığınız tüm materyaller için yazarı ve kaynakları açıkça belirtin.

Korsan algoritması, Panda veya Penguen kadar sık tartışılmasa da, ağdaki içeriğin kalitesini ve yasallığını korumada önemli bir rol oynar. Gayrimenkul sektöründeki işletmeler için bu, Google'daki konumlarını korumak ve iyileştirmek adına fikri mülkiyet kurallarına titizlikle uymanın gerekliliği anlamına gelir. Bu hususları dikkate almak yalnızca yaptırımlardan kaçınmaya değil, potansiyel müşteriler arasında güven inşa etmeye de yardımcı olur.

Kolibri algoritması

Google algoritmalarını bir cerrahın elindeki aletler olarak düşünürsek, Kolibri bir neşter değil, bir lazerdir. 2013 yılında devreye alınan bu algoritma yalnızca web sayfalarını filtrelemez veya sıralamaz; arama motorunun temelini kökten değiştirerek Google'ın kullanıcı niyetini daha iyi anlamasını sağlar.

Kolibri, yalnızca ayrı anahtar kelimeleri değil, sorguların anlamını kavramaya odaklanır. Bu sayede algoritma, sorgu karmaşık veya alışılmadık bir şekilde ifade edilmiş olsa bile daha isabetli sonuçlar sunabilir.

Örnek

Yabancı vatandaşlara daire satışıyla ilgilenen bir Türk ajansı için Kolibri ilginç fırsatlar sunar. Varsayımsal bir örneği ele alalım: kullanıcı «Rusya Federasyonu vatandaşlarının Antalya'da daire satın alması için hangi belgeler gerekir?» sorgusunu giriyor. Eski algoritmalar «belgeler», «satın alma», «daire», «Antalya» ve «RF vatandaşları» gibi anahtar kelimelere odaklanabilirdi. Ancak Kolibri, bu sorgunun ardındaki niyeti anlamaya çalışır.

Sitenizde bu somut soruyu yanıtlayan ayrıntılı bir makale varsa, Kolibri sayfanızın arama sonuçlarındaki görünürlüğünü artırır. Bu, hedef kitlenizin somut sorunlarını çözen derinlemesine ve bilgilendirici içerik oluşturmak için harika bir fırsat sunar.

Öneriler:

  • Hedef kitlenizin somut sorularını yanıtlayan ve sorunlarını çözen içerik oluşturun.
  • Kullanıcıların niyetlerini daha iyi yansıtan doğal dili ve anlamsal anahtar ifadeleri kullanın.
  • Metni aşırı optimize etmekten kaçının; faydalı ve bilgilendirici materyal oluşturmaya odaklanın.

Kolibri yalnızca bir algoritma değil, arama sorgularını işlemeye yönelik tamamen yeni bir yaklaşımı temsil eder. Sesli arama ve anlamsal web çağında, bu algoritmayı anlamak etkili bir SEO stratejisi oluşturmanın anahtarı haline gelir. Böylece yalnızca yüksek sıralama şansınızı artırmakla kalmaz, potansiyel müşterilerinize gerçek bir değer de sunmuş olursunuz.

Güvercin algoritması

Arama motoru optimizasyonu alanında Güvercin algoritması özel bir yere sahiptir. 2014 yılında devreye alınan bu algoritma, sonuçların doğruluğunu ve kullanıcının coğrafi konumuna göre uygunluğunu iyileştirerek yerel aramaya odaklanır.

Güvercin, yerel arama bağlamında web sitelerinin uygunluğunu belirlemek için birçok faktör kullanır. Bu faktörler arasında işletmenin konumu, müşteri yorumlarının varlığı ve hatta sitenizde belirli konumlarla ilişkili bilgiler yer alır.

Örnek

Güvercin'in bir Türk emlak ajansını nasıl etkileyebileceğini ele alalım. Diyelim ki ajansınız İstanbul'da bulunuyor, ancak Türkiye genelinde daire sunuyorsunuz. Gayrimenkul sunduğunuz her şehir veya bölge için sitenizde ayrı sayfalar varsa, Güvercin algoritması yerel arama sonuçlarını oluştururken bunu dikkate alır.

Böylece «Antalya'da daireler» arayan bir yabancı, sayfanız iyi optimize edilmişse ve bu coğrafi bölge hakkında somut bilgiler içeriyorsa, onu sonuçlarda daha üst sıralarda görür.

Öneriler:

  • İşletmenizin hizmet sunduğu her coğrafi bölge için ayrı sayfalar oluşturun.
  • Bu sayfaları fotoğraflar, yorumlar ve diğer faydalı bilgiler dahil kaliteli içerikle zenginleştirin.
  • İşletmenizin, doğru adres ve iletişim bilgileriyle Google My Business ve diğer yerel dizinlerde kayıtlı olduğundan emin olun.

Güvercin algoritması, yerel aramayı kullanıcılar için daha isabetli ve ilgili hale getirerek onu önemli ölçüde etkiler. Türk emlak ajansları da dahil olmak üzere işletmeler için bu, yerel ve yabancı kitleyi çekmek adına harika bir fırsat sunar. Bu algoritmayı anlamak ve ustaca kullanmak, çevrimiçi gayrimenkulün son derece rekabetçi alanındaki başarınızın anahtarı olabilir.

Mobile friendly algoritması

Akıllı telefonların hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline geldiği bir çağda, arama motorları kenarda kalamazdı. 2015 yılında Google, amacı mobil aramanın kullanışlılığını ve verimliliğini sağlamak olan Mobile-friendly algoritmasını tanıttı.

Mobile-friendly algoritması, bir sitenin mobil cihazlarda görüntülenmek için ne kadar uyarlandığını değerlendirir. Buna metin okunabilirliği, gezinme kolaylığı ve sayfa yükleme süresi dahildir. Bu kriterleri karşılayan siteler, mobil arama sonuçlarında daha yüksek sıralama şeklinde «bonuslar» kazanır.

Örnek

Diyelim ki Türk emlak ajansınızın kaliteli içeriğe sahip mükemmel bir web sitesi zaten var. Ancak bu site mobil cihazlar için optimize edilmemişse, kitlenizin önemli bir bölümünü kaybetme riskiyle karşı karşıyasınız.

Bir yabancı müşterinin akıllı telefon kullanarak Türkiye'de daire aradığını varsayalım. Siteniz mobil cihazlar için uyarlanmamışsa, müşteri fotoğrafları görüntülerken, açıklamaları okurken ve hatta sizinle iletişime geçmeye çalışırken sorunlarla karşılaşabilir. Sonuç olarak, potansiyel müşteri siteleri daha rahat bir kullanıcı deneyimi sunan rakiplerinize yönelebilir.

Öneriler:

  • Google araçlarını kullanarak sitenizin mobil uyumluluğunu test edin.
  • Tasarımı optimize edin, yükleme süresini hızlandırın ve mobil kullanıcılar için gezinmeyi basitleştirin.
  • Mobil sıralamayı da etkileyen meta etiketlerini ve yapılandırılmış verileri unutmayın.

Mobile-friendly algoritması yalnızca çağın bir gerekliliği değil, dijital çağda rekabetçi kalmak isteyen her işletme için bir zorunluluktur. Bu, özellikle yabancı alıcıları çekmeye çalışan Türk emlak ajansları için geçerlidir. Sitenizin mobil optimizasyonu, gayrimenkul arama ve satın alma sürecini çok daha basit ve keyifli hale getirir; bu da itibarınıza ve satışlarınıza olumlu yansır.

RankBrain algoritması

Google algoritmalarının geniş paletinde RankBrain özel bir yere sahiptir. 2015 yılında devreye alınan bu algoritma, arama sorgularının anlamını ve bağlamını kavramak için makine öğrenimini kullanır; bunun sonucunda sonuçların doğruluğu ve uygunluğu artar.

RankBrain, nadir veya karmaşık kelime ve ifadelerin kullanıldığı sorguları analiz edebilir. Çalışmasının özü, kullanıcıyı diğer algoritmaların çoğu için erişilemez bir düzeyde anlamaktır. Bu araç, önceki arama sorgularının verilerinden «öğrenir»; bu da belirli bir sorgu için hangi sayfaların en faydalı olacağını öngörmesini sağlar.

Örnek

Şöyle bir durumu düşünün: Türk ajansınız yabancılara daire satışında uzmanlaşmış. Almanya'dan bir kişi «Wohnung kaufen in der Türkei als deutscher Staatsbürger» (Bir Alman vatandaşı olarak Türkiye'de nasıl daire satın alınır?) sorgusunu giriyor. RankBrain, sorgunun Almanca yapıldığını ve Türkiye'de gayrimenkul satın almaya yönelik olduğunu dikkate alır. Siteniz bu konuda ayrıntılı bilgi içeriyorsa ve yalnızca Rusça konuşan değil, Almanca konuşan kitle için de optimize edilmişse, kaynağınızın üst sıralarda yer alma olasılığı önemli ölçüde artar.

Öneriler:

  • Hedef kitlenizin somut, hatta karmaşık sorularını yanıtlayan içerik oluşturun.
  • Uluslararası kitlenizin ilgisini çekebilecek anlamsal çekirdeği ve anahtar ifadeleri kullanın.
  • İçeriğinizi, coğrafi veya dilsel bağlamlarından bağımsız olarak insanlar için faydalı ve anlaşılır olacak şekilde düzenleyin.

RankBrain, Google'ın cephanesindeki en gelişmiş algoritmalardan biridir. Türk emlak ajansları da dahil olmak üzere işletmeler için bu, kitlenizin ihtiyaçlarını ve sorularını derinlemesine anlamanın gerekliliği anlamına gelir. Ancak bu şekilde yalnızca ilgili değil, kullanıcılar için faydalı da olan bir içerik oluşturulabilir; buna karşılık RankBrain de sitenizin arama sonuçlarındaki konumunu iyileştirerek katkıda bulunur.

Opossum algoritması

Yerel SEO bağlamında, 2016 yılında devreye alınan Opossum algoritmasından söz etmemek olmaz. Bu algoritma, web sayfalarının sıralaması için coğrafi parametreleri hassaslaştırıp genişleterek yerel aramayı önemli ölçüde etkiledi.

Opossum, kullanıcının konumunun, web sayfasında söz edilen yere yakınlığına dikkat çeker. Eskiden yalnızca coğrafi işaretlerin varlığı önemliyken, artık sistem bunları sokak, hatta bina düzeyinde bir hassasiyetle analiz eder.

Örnek

Bu algoritmanın bir Türk emlak ajansını nasıl etkileyebileceğini ele alalım. Diyelim ki ajansınız İstanbul'da bulunuyor ve yabancı müşteriler için bu şehirdeki daire satışında uzmanlaşmış. Fransa'dan potansiyel bir alıcı «apartments in Istanbul near Taksim Square» (İstanbul'da Taksim Meydanı yakınında daireler) arıyorsa ve siteniz bu belirli semtteki gayrimenkul hakkında ayrıntılı bilgi içeriyorsa, Opossum sayfanızın sonuçlarda görünme şansını artırır.

Öneriler:

  • Sunulan gayrimenkulün bulunduğu semtlerin ayrıntılı açıklamalarını, tam adresleri ve yakındaki referans noktalarını belirterek sitede yayınlayın.
  • Nesnelerin konumunu tam olarak belirtmek için işaretleme şemaları (schema) kullanın.
  • İşletmenizi, tam coğrafi koordinatları belirterek Google My Business ve diğer yerel kataloglara kaydedin.

Opossum algoritması yerel SEO'ya yeni bir karmaşıklık düzeyi eklemekle birlikte, işletmeler için yeni fırsatlar da açtı. Türk emlak ajansları için bu, artık nesnenin hangi şehir veya semtte bulunduğunu belirtmenin yeterli olmadığı, mümkün olan en doğru coğrafi verileri sunmanın gerektiği anlamına gelir. Bu yaklaşım yalnızca sitenizin sıralamasını iyileştirmekle kalmaz, potansiyel müşterilere satın alma kararı vermek için gereken tüm bilgileri de sağlar.

Fred algoritması

Google'ın çok sayıdaki algoritması arasında Fred özel bir ilgiyi hak eder. 2017 yılında devreye alınan bu algoritma, içerik kalitesine ve yalnızca para kazanmak amacıyla oluşturulan sitelerle mücadeleye özel bir odak taşır.

Algoritmanın merkezi unsuru, kullanıcıya gerçek bir değer sunmayan ancak çeşitli para kazanma yöntemlerini aktif olarak kullanan düşük kaliteli içeriği filtrelemektir. Buna aşırı reklam içeren, ilgisiz veya yüzeysel içeriğe sahip siteler dahildir.

Örnek

Yabancılara daire satışı konusunda uzmanlaşmış bir Türk emlak ajansı için Fred son derece önemli hale gelir. Siteniz reklam bannerlarıyla dolup taşıyorsa ve alıcılar için asgari düzeyde faydalı bilgi içeriyorsa, arama sonuçlarındaki sıralamanızı düşürme riskiyle karşı karşıyasınız.

Örneğin, Antalya'daki dairelerin açıklandığı bir sayfada, gayrimenkul hakkındaki ayrıntılı bilgiden çok reklam bloklarına önem veriliyorsa, Fred algoritması sitenizin arama sonuçlarındaki görünürlüğünü düşürebilir.

Öneriler:

  • Hedef kitleniz için gerçek bir değer taşıyan kaliteli içerik oluşturmaya odaklanın.
  • Sitenizdeki, özellikle temel sayfalardaki reklam öğelerinin sayısını sınırlayın.
  • Potansiyel alıcının bilinçli bir seçim yapmasına yardımcı olacak ayrıntılı gayrimenkul açıklamaları, yüksek çözünürlüklü fotoğraflar ve diğer materyalleri yayınlayın.

Fred algoritması, Google'ın interneti kullanıcılar için daha kaliteli ve faydalı hale getirmeye nasıl çalıştığının çarpıcı bir örneğidir. Türk emlak ajansları için bu, içerik oluşturmaya ve para kazanmaya özenli bir yaklaşım geliştirmenin gerekliliği anlamına gelir. Ancak bu şekilde sitenin yüksek sıralamasını ve Türk gayrimenkuluna yatırım için güvenilir ve şeffaf koşullar arayan yabancı alıcıların çekilmesini sağlamak mümkündür.

Bu algoritmaların ve işlevlerinin farkında olmak, kıyasıya rekabette avantajınız olabilir. Her algoritmanın nasıl çalıştığını anlamak, yalnızca sitenizin arama motorlarındaki görünürlüğünü iyileştirmekle kalmayıp onu hedef kitleniz için daha faydalı ve çekici de hale getiren etkili bir SEO stratejisi oluşturmanıza olanak tanır.

Yazar
/ Senior Copywriter
Projenizden bahsedin: