18dk

06 October, 2023

İş görüşmesinde nelerden bahsetmemelisiniz?

Mülakat — kendinizi en iyi şekilde gösterme, niteliklerinizi sergileme ve işverene bu pozisyon için tam da sizin uygun olduğunuza ikna etme şansınızdır. Ancak bazı konuların en deneyimli adayın bile ayağını kaydırabileceğini bilmek de önemlidir. İlk izlenimi değiştirmek zordur, bu yüzden hakkınızda yalnızca olumlu bir izlenim bırakmak için hangi konularda susmanın daha iyi olduğunu ele alalım.

Makale içeriği:

Kişisel sorunlar ve çatışmalar

Mülakat, her şeyden önce mesleki yeterliliğinizi ve ekip çalışmasına uygun karakter tipinizi gösterme fırsatıdır. Bununla birlikte kişisel sorunlar hakkında fazla açık bir sohbet, sizin hakkınızda çarpık bir izlenim oluşturabilir.

Kişisel sorunlardan bahsetmek neden olumsuz bir ilk izlenim yaratabilir:

  • Mesleki ve kişisel olanın ayrılması. Kişisel sorunlarınızı paylaştığınızda bu, işverene iş anlarınızı ve özel yaşamınızı ayırmayı bilmediğinizi gösterebilir. Örneğin yakınlarınızla zorlu ilişkilerinizden söz etmeniz, benzer durumların sizi iş görevlerinizden uzaklaştıracağı kaygısını doğurabilir.
  • Öncelik meselesi. Kişisel zorluklara vurgu yaparsanız işverenin aklına şu soru gelebilir: Özel yaşamınızda sorunlarla karşılaştığınızda iş görevlerinize odaklanabilecek misiniz?
  • Duygusal denge. Kişisel çatışmalardan bahsetmeniz, duygusal denge kurma ve iş zorluklarına uygun tepki verme yeteneğinizi sorgulanır hale getirebilir.

Önceki iş yerlerindeki kişisel çatışmalardan bahsetmekten nasıl kaçınılır:

  • Mesleki başarılara odaklanın. İş arkadaşlarınızla veya yönetimle olan zorlu ilişkilerin ayrıntılarına girmek yerine mesleki başarılarınıza ve deneyiminize dikkat çekin. Örneğin: «Önceki iş yerimde X projesini başarıyla hayata geçirdim ve bu, şirketin Y göstergesini iyileştirmesini sağladı».
  • İncelik. Mülakatta yine de eski iş arkadaşlarınızla olan ilişkileriniz gündeme gelirse tarafsız ve düzgün bir yanıt vermek daha iyidir; örneğin: «Her insanın kendine has bir karakteri var, ancak iş konularında ortak bir dil bulmayı başardık».
  • Yönlendirme. Görüşmeci çatışmalı durumları konuşmakta ısrar ederse, konuşmayı iş sorunlarını nasıl başarıyla çözdüğünüze ve bu sırada hangi becerileri edindiğinize yönlendirmeyi deneyin.

Sonuç olarak işverenler, mesleki becerilerin yanı sıra ekip içinde etkili şekilde iş birliği yapabilen, iş sorunlarının üstesinden gelebilen ve olumlu bir tutum sergileyebilen adaylar arar. Bu nedenle göreviniz — özel yaşamınızla ilgili gereksiz ayrıntılardan kaçınarak kendinizi en iyi şekilde göstermektir.

Siyaset, din ve toplumsal konular

Mülakat, her şeyden önce, adayın söz konusu pozisyona ne kadar uygun olduğunu belirlemeyi amaçlayan mesleki bir etkinliktir. Ancak sohbet bazen, güncel olsa da yanlış anlaşılmalara hatta çatışmalara yol açabilecek konulara kayabilir.

Bu konular neden hassas kabul edilir:

  • Öznel görüşler. Siyaset, din ve toplumsal sorunlarla ilgili konular çoğu zaman kişisel inançlara dayanır. Bir kişi için tartışmasız olan şey, bir başkasında itiraza yol açabilir. Örneğin siyasi reformların tartışılması, ekonomiye veya toplumsal adalete dair farklı bakış açılarından kaynaklanan anlaşmazlıklara neden olabilir.
  • Kültürel çeşitlilik. Çok kültürlü şirketlerde veya farklı dini geleneklere sahip ülkelerde inanç konuları aşırı hassas hale gelebilir. Bir dini bayramın kutlandığından basitçe söz etmek bile başka bir inanca mensup iş arkadaşlarında yanlış anlaşılmaya yol açabilir.
  • Toplumsal konular. Cinsiyet eşitliği, göç veya çevre gibi toplumsal konuların tartışılması, toplumun belirli gruplarına ya da küresel sorunlara karşı tutumunuzu ortaya koyabilir. Çevre dostu çantalar kullanmayı tercih ettiğinize dair masum bir söz bile, öyle yapmayanlara yönelik bir eleştiri olarak algılanabilir.

Görüşmeci başlatsa bile bu konulardaki tartışmalardan nasıl kaçınılır:

  • Mesleki odak. Her zaman sohbeti tekrar mesleki mecraya çekmeye çalışın. Örneğin: «İlginç bir bakış açısı, ancak şirketin kurumsal kültürü hakkında daha fazla bilgi edinmek isterim».
  • Nesnellik ve tarafsızlık. Konu yine de açılırsa duygusal değerlendirmelerden kaçınarak nesnel konuşmaya çalışın. Örneğin: «Bu konuda farklı görüşler duydum ve herkesin kendi bakış açısına sahip olma hakkı olduğunu düşünüyorum».
  • Nazik kaçınma. Konunun bir çatışma kaynağı olabileceğini hissederseniz ondan kaçınmak daha iyidir. Örneğin: «Buraya iş ilanı hakkında daha fazla bilgi edinmek için geldim ve buna odaklanmayı tercih ederim».

Tüm mesleki niteliklerin yanı sıra işveren, ekiple iş birliği yapma ve çatışmalardan kaçınma yeteneğinizle de ilgilenir. Bu nedenle kendinizi, başkalarının görüşüne saygı göstermeyi ve çalışma ortamını korumayı bilen bir insan olarak göstermeniz önemlidir.

İlk dakikalardan itibaren maaş ve yan haklar

Mali ücret ve ek yan haklar konusu — işe alım sürecinin ayrılmaz bir parçasıdır. Ancak mülakatın ilk dakikalarında paradan söz etmeye başlamak riskli bir iş olabilir.

Para konusunu erken açmak neden profesyonellikten uzak görünebilir:

  • Adayın öncelikleri. Sohbete maaş sorularıyla başlarsanız işveren, sizin asıl motivasyonunuzun pozisyona veya şirkete olan ilginiz değil de finans olduğunu düşünebilir. Örneğin kurumsal kültür ya da yeni roldeki görevler hakkında soru sormak yerine maddi tarafa odaklanırsınız.
  • İnceliksizlik. Para konuşmak her zaman incelik gerektirir. Bu konuyu çok erken açarak fazla ısrarcı hatta arsız görünebilirsiniz.
  • Öz değerlendirme. İşin ayrıntılarını öğrenmeden maaş konuşmasına başlayarak, iş piyasasına veya önerilen pozisyonun düzeyine uymayan bir rakam söyleme riskini alırsınız.

Bu konu nasıl ve ne zaman doğru şekilde açılır:

Uygun anı bekleyin

Finans konusunu, işveren bu konuyu kendisi açtığında ya da siz teklifin ayrıntılarına geçtiğinizde konuşmak en iyisidir. Örneğin şu cümleden sonra: «Bu rol için tam da uygun olduğunuzu düşünüyoruz. Koşulları görüşelim».

Piyasayı araştırın

Mülakata gitmeden önce, söz konusu sektör ve bölgede sizin pozisyonunuza ait ortalama maaş düzeyini inceleyin. Bu, görüşmeye hazır olmanıza ve işverenin teklifinin ne kadar adil olduğunu anlamanıza yardımcı olur.

Sorularınızı nazikçe kurun

Doğrudan «Bana ne kadar teklif ediyorsunuz?» demek yerine şöyle söyleyebilirsiniz: «Bana temel maaş, primler ve diğer yan haklar dahil olmak üzere tüm ücret paketinden bahsedebilir misiniz?».

Sonuç olarak, maaş ve yan haklar sizin bu şirkette çalışma kararınızda kilit rol oynasa da, öncelikle profesyonelliği ve şirkete olan ilginizi göstererek bu konuya incelik ve saygıyla yaklaşmanız önemlidir.

Önceki işveren hakkında olumsuz yorumlar

Yeni bir iş yerine geçmek — her uzmanın hayatındaki önemli bir aşamadır. Ancak mülakat sürecinde önceki pozisyondan ayrılma nedenleri sorulabilir ve bu soruya bilinçli bir şekilde yaklaşmak önemlidir.

Bu, sizi neden zora sokabilir:

  • Sadakat meselesi. Eski işvereni eleştirmek, şirkete sadık olmadığınız izlenimini yaratabilir. İşveren şöyle düşünebilir: «Bu aday buradan ayrıldıktan sonra bizim şirketimizin eksiklerini de ifşa etmeye başlamaz mı?»
  • Mesleki olgunluk. Eski iş arkadaşları veya yöneticiler hakkındaki olumsuz yorumlar, mesleki olgunluğunuza ve çatışmaları yapıcı şekilde çözme yeteneğinize dair şüphe uyandırabilir.
  • Değerlendirmenin nesnelliği. Önceki işvereni eleştirirseniz durumu nesnel şekilde değerlendirme yeteneğiniz hakkında bir soru işareti oluşur. Belki de sorunlar yalnızca şirketten değil, sizden de kaynaklanıyordu?

Önceki işten ayrılma nedenleri nasıl nazikçe ele alınır:

Olumluya odaklanın

Önceki iş yerinin eksiklerine vurgu yapmak yerine, yeni pozisyonda neyi başarmak istediğinizi anlatın. Örneğin: «Daha aktif bir mesleki büyüme ve gelişim fırsatı arıyordum ve bana öyle geliyor ki sizin şirketiniz tam da bunu sunabilir».

Genel ifadeler kullanın

Yine de ayrılma nedenlerinizi anlatmanız istenirse, eleştiri gibi görünebilecek somut ayrıntılardan kaçınmaya çalışın. Örneğin: «Başka bir şirkette potansiyelimi daha iyi ortaya koyabileceğimi düşünüyordum».

Tarafsız bir dil kullanın 

«Sorunlar», «çatışmalar» veya «anlaşmazlıklar» kelimeleri yerine «gelişime dair bakış açısı farkı» ya da «yeni fırsatlar arayışı» gibi daha tarafsız ifadeler kullanın.

Deneyiminiz ve niteliklerinizin yanı sıra potansiyel işverenler, önceki iş yerlerine karşı tutumunuzu da değerlendirir. İncelik ve profesyonellik göstererek başarılı bir işe alım şansınızı artırırsınız.

Gelecekle ilgili plansız sorular

Kariyer basamaklarını çıkma isteği — her uzmanın doğal arzusudur. Ancak bu konuya mülakatta, soruları doğru biçimde kurarak nazikçe değinmek gerekir.

«Terfi almadan önce burada ne kadar süre çalışacağım?» gibi sorular neden saf hatta saldırgan görünebilir:

  • Önyargılı beklentiler. Böyle bir soru işverene, iş sürecinin ve şirketin gereksinimlerinin ayrıntılarını bile bilmeden kariyer büyümesinin süresi ve koşulları hakkında halihazırda belirli beklentileriniz olduğunu gösterebilir.
  • Gerçekliği anlamama. Her şirketin kendine özgü bir terfi ve kariyer büyüme sistemi vardır. Böyle bir soru sorarak bu konudaki bilgisizliğinizi sergileme riskini alırsınız.
  • Kişisel çıkarlara odaklanma. Şirketin görevlerine ve misyonuna ilgi göstermek yerine kendi kişisel kariyer büyümenize dikkat çekmiş olursunuz.

Kariyer büyümesiyle ilgili sorular nasıl doğru şekilde sorulur:

  • Uzun vadeye odaklanın. Somut süreler sormak yerine, şirket içinde gelişmeye olan ilginizi ifade etmek daha iyidir. Örnek: «Şirketiniz mesleki büyüme için hangi olanakları sunuyor?»
  • Önce değerinizi gösterin. Terfi hakkında soru sormadan önce niteliklerinizden, deneyiminizden ve şirkete nasıl fayda sağlayabileceğinizden bahsedin. Böylece büyümeye olan ilginiz, daha da fazla fayda sağlama isteği olarak algılanır.
  • Açık uçlu sorular sorun. Somut ayrıntıları netleştirmek yerine, şirketteki genel çalışan gelişimi kültürüyle ilgilenin. Örneğin: «Çalışanlarınızın gelişimini nasıl destekliyorsunuz?»

Mülakat — yalnızca mesleki becerilerinizi sergileme fırsatı değil, aynı zamanda kendinizi yetkin, bilinçli ve incelikli bir uzman olarak gösterme şansıdır. «Hassas» konulardan kaçınarak ve sorularınızı doğru biçimde kurarak başarılı bir işe alım şansınızı artırırsınız.

Bunun yanı sıra ilk izlenimin önemini unutmayın: bu izlenim yalnızca özgeçmişinize veya mesleki sorulara verdiğiniz yanıtlara dayanarak değil, aynı zamanda diyalogda nasıl davrandığınıza, hangi konuları açtığınıza ve bunlara nasıl tepki verdiğinize göre oluşur.

Her mülakat — her iki tarafın da birbirini daha iyi tanıması için bir fırsattır. Açıklığa ve dürüstlüğe önem verin, ancak incelik ve profesyonelliği de unutmayın. Böylece en iyi izlenimi yaratabilir ve potansiyel işveren nezdindeki konumunuzu güçlendirebilirsiniz.

Yazar
/ Senior Copywriter
Projenizden bahsedin: